Avrupa Birliği, Yatırım Yoluyla Vatandaşlık (Citizenship by Investment – CBI) programlarını uygulayan bazı Karayip ülkelerine yönelik vizesiz seyahat hakkını yeniden değerlendirebilir.

Bölgesel yetkililere göre Avrupa Komisyonu; Antigua ve Barbuda, Saint Kitts ve Nevis, Dominika, Grenada ve Saint Lucia hükümetlerine resmi mektuplar göndererek, bu ülkelerden 1 Haziran 2028 tarihine kadar Yatırım Yoluyla Vatandaşlık programlarını kademeli olarak sonlandırmalarını talep etmiştir.

Bu ülkelerin programlarını kapatmayı reddetmesi hâlinde Avrupa Birliği, Schengen Bölgesi’ne yönelik vizesiz erişimi askıya alabilir.

Ancak bu durum, ne vizesiz seyahatin ne de vatandaşlık programlarının hemen sona ereceği anlamına gelmemektedir.

Avrupa Komisyonu, 24 aylık bir geçiş süreci önermiştir. Bu süre içerisinde Karayip hükümetleri Avrupa Birliği yetkilileriyle müzakerelerini sürdürmektedir.

Konuyla ilgili kamuoyuna ilk açıklama yapan liderlerden biri Antigua ve Barbuda Başbakanı Gaston Browne olmuştur.

Browne’a göre Yatırım Yoluyla Vatandaşlık Programı, ülkenin en önemli vergi dışı gelir kaynaklarından biri olmaya devam etmektedir ve hükümet, olası bir tazminat veya destek mekanizması konusunda görüşmeler yapılmadan programın kapatılmasını kabul etmeye hazır değildir.

Küçük ada devletleri için bu konu özellikle önemlidir. Bazı yıllarda CBI gelirleri:

  • Dominika’da GSYİH’nin %36,6’sına kadar,
  • Saint Kitts ve Nevis’te ise yaklaşık %22’sine kadar
    ulaşmıştır.

Bu Durum Yatırımcılar İçin Neden Önemli?

Schengen Bölgesi’ne vizesiz erişim, uzun yıllardır Karayip Yatırım Yoluyla Vatandaşlık programlarının en önemli avantajlarından biri olmuştur.

Mevcut sistemde yapılabilecek değişiklikler, yatırımcıların yalnızca bir pasaportun güncel avantajlarını değil, aynı zamanda uzun vadeli istikrarını da değerlendirmeleri gerektiğini göstermektedir.

Son yıllarda Avrupa Birliği, Yatırım Yoluyla Vatandaşlık programlarını giderek daha yakından incelemektedir.

Başlangıçta odak noktası şu konular olmuştur:

  • Due Diligence süreçlerinin kalitesi,
  • Başvuru sahiplerinin fon kaynaklarının doğrulanması,
  • Güvenlik kontrolleri,
  • Yaptırım kapsamındaki kişilerin programlardan hariç tutulması.
  • Daha sonra gereklilikler daha da sıkılaştırılmıştır.

Karayip ülkeleri:

  • İnceleme ve güvenlik prosedürlerini güçlendirmiş,
  • Zorunlu biyometrik veri toplama uygulamalarını getirmiş,
  • Fiziksel başvuru veya yüz yüze katılım şartlarını artırmış,
  • Minimum yatırım tutarlarını önceki 100.000 ABD doları seviyesinden en az 200.000 ABD dolarına yükseltmiştir.

Ancak bu önlemler Avrupa Birliği açısından yeterli görülmemiştir.

AB’nin revize edilmiş vize askıya alma mekanizmasının yürürlüğe girmesinin ardından, artık yalnızca programların işleyişindeki eksiklikler değil, bir Yatırım Yoluyla Vatandaşlık programının varlığı dahi vizesiz erişimin yeniden değerlendirilmesi için bağımsız bir gerekçe olarak kabul edilebilir.

Bu durum, Avrupa Birliği’nin yaklaşımında önemli bir değişimi temsil etmektedir.

AB artık yalnızca program yönetiminin iyileştirilmesini talep etmek yerine, bu tür programların kademeli olarak sona erdirilmesini istemektedir.

Müzakereler Devam Ediyor

Bu aşamada henüz kesinleşmiş bir karar bulunmamaktadır.

Eylül 2026’ya kadar Karayip ülkelerinin aşağıdaki ek önlemleri uygulamaya koyması beklenmektedir:

Başvuru sahibi inceleme süreçlerinin daha da güçlendirilmesi,
Avrupa Birliği yaptırımlarına tabi kişilerin dışlanması,
Diğer çeşitli güvenlik ve uyum gerekliliklerinin uygulanması.
Bununla birlikte temel konu değişmemektedir:

Avrupa Birliği, bu programların yalnızca ek reformlarla devam etmesini değil, nihai olarak kademeli şekilde sona erdirilmesini beklemektedir.

Programların tamamen durdurulması durumunda, bunun daha önce vatandaşlık elde etmiş kişileri etkilemesi beklenmemektedir.

Bu durumda yalnızca yeni başvuruların kabulü sona erecektir.

Ancak birçok gözlemciye göre daha olası senaryo, programların tamamen kapatılması değil; Schengen Bölgesi’ne yönelik vizesiz erişimin askıya alınmasıdır.

Böyle bir durumda sonuçlar ilgili Karayip pasaportlarının tüm sahiplerini etkileyebilir:

  • Yatırım yoluyla vatandaşlık alan yatırımcılar,
  • Ülkenin doğal vatandaşları.

Yatırımcılar açısından bu gelişmeler, bir pasaportun gücünün yalnızca mevcut vizesiz erişim imkânlarına değil, aynı zamanda arkasındaki programın uzun vadeli siyasi istikrarına da bağlı olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle yatırım göçü programı seçerken:

  • Uzun vadeli güvenilirlik,
  • Düzenleyici istikrar,
  • Alternatif hareketlilik seçenekleri
    giderek daha önemli kriterler hâline gelmektedir.

Schengen Bölgesi’ne Erişim İçin Alternatif Strateji

Karayip vatandaşlık programları çevresindeki artan belirsizlik ortamında, Avrupa’da yatırım yoluyla oturum programları giderek daha fazla ilgi görmektedir.

En popüler seçeneklerden biri, uygun yatırımın korunması şartıyla yenilenebilir beş yıllık oturma izni sağlayan Yunanistan Golden Visa programıdır.

Program kapsamında başvuru sahipleri, uygunluk şartlarını karşılamaları koşuluyla aşağıdaki aile üyelerini başvuruya dahil edebilir:

  • Eş,
  • 21 yaşından küçük çocuklar,
  • Ebeveynler.

Yunanistan oturma izni sahipleri, geçerli kurallar çerçevesinde Schengen Bölgesi içerisinde seyahat edebilir ve Yunanistan’da yaşama hakkına sahip olur.

En popüler yatırım seçeneği gayrimenkul satın alımıdır.

Minimum yatırım tutarları, gayrimenkulün türüne ve konumuna bağlı olarak 250.000 € ile 800.000 € arasında değişmektedir.

Yatırım yoluyla Yunanistan oturum izni almayı değerlendiriyorsanız, Astons uzmanlarıyla iletişime geçebilirsiniz.

Uzman ekibimiz mevcut program şartları, uygunluk kriterleri ve kişisel durumunuza en uygun strateji hakkında size danışmanlık sağlayacaktır.