Aileler için En İyi Golden Visa ve CBI Programları
-
16-dakikalık okuma
-
999 Görüntülenme

Yağız Yiğit
Astons Türkiye Direktörü
- Son düzenleme: Agustos 19, 2026
- Yayınlandı: Temmuz 3, 2026

Yağız Yiğit
Astons Türkiye Direktörü

Malta, Yunanistan, Portekiz, Macaristan, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye, 2026 yılında yatırım yoluyla uluslararası taşınma planlayan aileler için en güçlü seçenekler arasında yer alıyor.
Uluslararası taşınma planlayan aileler için en kritik karar ülkedir; çünkü eğitim sistemi, güvenlik, sağlık hizmetleri, dil ve uzun vadeli yaşam kalitesini doğrudan belirler. Her ülke farklı bir denge sunar: BAE en gelişmiş uluslararası okul ağına sahipken, İngilizce konuşulan ve kolay bir oturum programı sunar; Yunanistan ise AB erişimini daha ulaşılabilir yatırım seçenekleriyle birleştirir ve genel olarak güvenli bir yaşam ortamı sağlar.
Bu yazı, hem yatırım mekanizmalarını (ne kadar yatırım yapılması gerektiği, kimlerin bağımlı sayıldığı, alınan yasal statü) hem de bu ülkelerin çocuk yetiştirmek için neden uygun olduklarını kapsamlı şekilde ele almaktadır.

Malta’nın küçük nüfusu (535.000) güçlü uluslararası yapısıyla birleşir. İngilizce resmi dildir.
Güçlü İngilizce eğitim sistemi, AB üniversitelerine yerel öğrenci şartlarında erişim ve ücretsiz kamu sağlık sistemi sunar.
Başvuru sahiplerinin en az €500.000 tutarında sermaye varlığına sahip olduklarını ve bunun en az €150.000’unun finansal varlıklarda bulunduğunu veya en az €650.000 tutarında sermaye varlığına sahip olduklarını ve bunun en az €75.000’unun finansal varlıklarda bulunduğunu belgelemeleri gerekmektedir.

Yunanistan, özellikle Atina dışında oldukça yavaş ve aile odaklı bir yaşam sunar.
4–15 yaş arası çocuklar için ücretsiz kamu eğitimi vardır. Uluslararası okullar 5.000–15.000 € aralığındadır.
Sağlık sistemi erişilebilir ve düşük maliyetlidir. Yaşam maliyeti Batı Avrupa’ya kıyasla oldukça düşüktür.

Portekiz, Global Peace Index’te birkaç yıl üst üste dünyanın en güvenli ilk 10 ülkesi arasında yer almış ve 2025 yılında 7. sıraya yükselmiştir. Nüfusun yarısından fazlası İngilizce konuşmaktadır. Ülkenin uluslararası expat topluluğu 2022’den bu yana önemli ölçüde büyümüş, buna paralel olarak aileler için destekleyici altyapı — okul ağları, taşınma hizmetleri, expat toplulukları ve iki dilli sağlık hizmetleri — de gelişmiştir.
Portekiz’de 75’ten fazla uluslararası okul bulunmaktadır; sadece Lizbon bölgesinde 36 okul yer alır. Sunulan müfredatlar arasında IB, Britanya (IGCSE ve A-Level), Amerikan (AP), Fransız ve Cambridge International sistemleri vardır.
Yıllık eğitim ücretleri Batı Avrupa’nın diğer büyük şehirlerine kıyasla daha düşüktür: Lizbon’da erken yaş ve ilkokul seviyesinde €8.000–€15.000 aralığındadır. Bu rakam Londra veya Paris gibi şehirlerde €20.000–€40.000 seviyelerine çıkar. Devlet okulları tüm oturum sahipleri için ücretsizdir ve Portekizce eğitim verir; bu da küçük çocuklu ve uzun vadeli entegrasyon planlayan aileler için bir seçenektir.
Portekiz, 2026 Times Higher Education sıralamasında 401–500 bandında yer alan üniversitelere sahiptir ve iş okulları Avrupa ve küresel sıralamalarda düzenli olarak yer almaktadır. Ayrıca OECD ortalamasına göre (%7 civarı) daha yüksek bir uluslararası öğrenci oranına sahiptir (%13), bu da güçlü bir uluslararası erişim ve talep olduğunu gösterir.
Numbeo Yaşam Maliyeti Endeksi’nde 60. sıradadır ve Batı Avrupa’nın en uygun maliyetli ülkelerinden biridir. Lizbon’da 4 kişilik bir aile, okul ücretleri dahil yaklaşık €6.000–€6.500 aylık bütçeyle rahat yaşayabilir. Lizbon dışındaki bölgelerde bu maliyet daha da düşer.

Macaristan, bu rehberdeki en yeni programdır ve Temmuz 2024’te Guest Investor Residence Permit programını başlatmıştır. Budapeşte; etkileyici mimarisi, genç ve büyüyen expat topluluğu, AB içindeki en uygun yaşam maliyetlerinden biri ve Central European University dahil olmak üzere İngilizce eğitim sunan üniversiteleriyle dikkat çeken bir Orta Avrupa başkentidir.
Budapeşte’de Britanya, IB ve Amerikan müfredatlarını sunan gelişen bir uluslararası okul ağı bulunmaktadır. 4 kişilik bir ailenin aylık yaşam maliyeti yaklaşık €2.265’tir ve bu rakam AB başkentleri arasında en düşük seviyelerden biridir.
Sağlık sistemi evrensel kamu sistemi üzerine kuruludur ve özel sağlık hizmetleri de oldukça gelişmiştir. Özel muayene ücretleri Batı Avrupa’ya kıyasla çok daha düşüktür.
Coğrafi konumu da önemli bir avantajdır: Budapeşte, Batı Avrupa başkentlerinin çoğuna yaklaşık 2 saat uçuş mesafesindedir ve Schengen bölgesi içinde merkezi bir konuma sahiptir.

İtalya’nın kültürel yapısı aile etrafında şekillenir. Çok kuşaklı yaşam yaygındır, büyükanne ve büyükbabalar çocuk bakımında aktif rol oynar ve aileler çocuk bakımına genellikle bütçelerinin %0’ını harcar (bakım büyük ölçüde aile içinde karşılanır). Bu durum, çocukların toplumsal hayatta merkezi bir rol üstlendiği sıcak ve kapsayıcı bir sosyal yapı oluşturur.
İtalya’da devlet okulları tüm oturum sahipleri için ücretsizdir. Roma, Milano, Floransa gibi şehirlerde Britanya, IB, Amerikan, Fransız ve Alman müfredatlarını sunan güçlü bir uluslararası okul ağı bulunmaktadır.
Ülke, QS World University Rankings 2026’ya göre 28 üniversite ile Avrupa’da Birleşik Krallık’tan sonra ikinci sıradadır. Bu da uzun vadede çocuklar için güçlü bir yükseköğretim ekosistemi sağlar.
Yaşam maliyeti Kuzey Avrupa’ya kıyasla daha dengelidir. Yabancı gelirler için uygulanan sabit vergi sistemi — 15 yıl boyunca yıllık €300.000 ve her ek bağımlı için €50.000 — yüksek gelirli aileler için düzenli bir vergi yapısı sunar.

Türkiye, düşük yaşam maliyeti, esnek oturum imkanları ve güçlü aile destek yapısı sayesinde pratik bir taşınma destinasyonu haline gelmiştir. Kuzey Avrupa’daki yüksek maliyetli ve kurumsal çocuk bakım sistemlerinin aksine Türkiye’de aile desteği, özel hizmetler ve ev içi destek önemli bir rol oynar.
İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde ev içi destek (bakıcı, temizlik, yardımcı personel) Batı Avrupa’ya kıyasla çok daha ekonomiktir. Bu durum resmi çocuk bakım sistemlerine olan ihtiyacı azaltır.
Uluslararası okullar İstanbul, Ankara, Antalya ve sahil şehirlerinde yoğunlaşmıştır ve Britanya, Amerikan, IB, Alman ve Fransız müfredatları sunar. Kabul süreçleri Batı Avrupa’ya kıyasla genellikle daha esnektir.
Aylık eğitim ücretleri yaklaşık $3.000’den başlar.
Konut maliyetleri de büyük Avrupa şehirlerine kıyasla oldukça düşüktür; geniş yaşam alanlarına erişim mümkündür.
Sağlık sistemi kamu ve özel yapıdan oluşur. Özel hastaneler modern altyapıya sahiptir ve bekleme süreleri düşüktür.

Dubai nüfusunun %90’ından fazlası yabancılardan oluşur. Şehir, tamamen uluslararası topluluk üzerine inşa edilmiştir. Aileler için en kritik konu okul seçimidir; 17 farklı müfredatta 220’den fazla okul bulunmaktadır.
KHDA (Knowledge and Human Development Authority), tüm özel okulları denetler ve yıllık kalite derecelendirmeleri yayınlar. Bu sistem, ebeveynlere net bir kalite karşılaştırması sağlar.
Okulların %40’ı Britanya müfredatını kullanır. IB, Amerikan, Hint (CBSE), Fransız ve Alman sistemleri de mevcuttur.
Yıllık ücretler AED 15.000–120.000+ aralığındadır.
Dubai’de çocuklar tamamen uluslararası bir ortamda büyür; sınıflar onlarca farklı milletten öğrenciler içerir.
Sağlık sistemi özel ve yüksek standartlıdır. Gelir vergisi yoktur, bu da aile bütçesini doğrudan güçlendirir.
Türkiye, bu rehberde yer alan tek programdır ve gayrimenkul yatırımı yoluyla doğrudan oturum değil, tam vatandaşlık sunar. Üstelik bu süreç bir aile için, genellikle 8 ay gibi kısa bir sürede tamamlanabilir.
Türk vatandaşlığı, tüm aileye 110+ ülkeye vizesiz erişim sağlayan ikinci bir pasaport sunar. Bu ülkeler arasında Japonya, Güney Kore, Singapur ve Hong Kong gibi önemli destinasyonlar yer alır.
Programın en önemli avantajlarından biri ikamet zorunluluğunun olmamasıdır. Gayrimenkul 3 yıl boyunca elde tutulmak zorundadır, ancak ailelerin Türkiye’de yaşaması gerekmez. Çifte vatandaşlık tamamen mümkündür; mevcut pasaportlar etkilenmez.
Seyahat kısıtlamaları olan ülkelerden gelen aileler için Türk pasaportu, anında küresel mobiliteyi ciddi şekilde artırır ve çoğu durumda yatırımın temel motivasyonunu oluşturur.

Aile için yatırım yoluyla oturum veya vatandaşlık programı seçimi, tek bir ülkeyi tercih etmekten ziyade üç temel boyutun uyumlandırılmasıyla ilgilidir: yaşam yapısı, yasal mobilite ve uzun vadeli finansal pozisyonlama. En doğru kararlar duygusal değil, aşamalı bir stratejiyle alınır.
Ülke seçmeden önce ailelerin şu yapısal unsurları netleştirmesi gerekir:
Eğitim, çoğu aile için taşınma kararının merkezindedir.
Değerlendirilmesi gereken noktalar:
Vergi sistemi, uluslararası aileler için kritik bir belirleyicidir:
Bu adım, uzun vadede mali sürtünme yaratmayacak bir ülke seçilmesini sağlar.
Son aşama uygulama planlamasıdır:
Zamanlama kritik önemdedir; birçok program dönemsel olarak artan yatırım eşiklerine sahiptir ve gecikme maliyetleri doğrudan artırabilir.
Aile taşınması artık yalnızca yaşam tarzı tercihi değil; eğitim erişimi, yasal mobilite, sağlık hizmetleri, vergi yapısı ve uzun vadeli güvenliği tek çerçevede birleştiren stratejik bir karardır.
En önemli kriter, yalnızca ana başvuru sahibi için değil, tüm aile ekosistemi için sürdürülebilir bir yapı seçmektir: çocukların eğitim sürekliliği, sağlık erişimi, mobilite ihtiyaçları ve servet korunumu.
Astons, uluslararası taşınma planı yapan ailelerle birlikte çalışarak; eğitim ihtiyaçları, vergi yapısı, yatırım tercihleri ve yerleşim hedeflerine göre en uygun oturum ve vatandaşlık yollarını belirler. Ülke seçimi, due diligence, başvuru yönetimi ve yerleşim süreci dahil olmak üzere tüm süreç, ailelerin uzun vadeli güvenlik ve netlik içinde taşınmasını destekleyecek şekilde yapılandırılır.
Yazar

Paylaş
İlgili Makaleler
Danışmanlık Randevusu Al
Detayları Görüşelim
Uzmanımız, ihtiyaçlarınıza göre 24 saat içinde size özel bir çözüm hazırlayacaktır.

Kubilay Yağız Yiğit
Astons Türkiye Direktörü
Verileriniz korunmaktadır
Bilgileriniz sıkı gizlilik politikaları kapsamında korunmaktadır